İçeriğe geç
Osmaniye Söz

Osmaniye’yi tanımanın günlük yolları

Kişisel Gelişim 4 dk okuma

Kaçındıkça Büyüyen Tedirginlik: Kaçınmanın Kendini Besleyen Döngüsü

Zor bir işten kaçınmak anında rahatlatır, ama bu rahatlama kaçınmayı güçlendirir. Kendi nedenini besleyen bu döngü nasıl kurulur ve hangi noktada kırılır?

Yazar: Berrin Yalçın

Tedirginlik veren bir işi ertelediğimizde ilk hissettiğimiz şey rahatlamadır. Telefonu açmaktan vazgeçtiğimiz an omuzlar iner, kalabalık bir toplantıya girmekten kaçındığımız an nefes düzelir. Bu rahatlama gerçektir ve tam da bu yüzden yanıltıcıdır. Çünkü kaçınma, kendisini ödüllendiren bir sistem kurar: rahatlama duygusu, kaçınma davranışını güçlendirir; güçlenen kaçınma bir sonraki karşılaşmayı daha zor hale getirir. Sonuç, kendi nedenini besleyen bir döngüdür.

Rahatlama neden yanlış dersi verir

Zihin, hangi davranışın işe yaradığını sonucun hemen ardından gelen duyguya bakarak öğrenir. Kaçınmanın ardından gelen duygu neredeyse anında iyileşme olduğu için, zihin bu davranışı "işe yaradı" diye kaydeder. Oysa asıl öğrenilen şey, tehlikenin gerçekten var olduğu ve ancak kaçarak yönetilebileceğidir. Kaçınılan durumun aslında zararsız olduğunu sınama fırsatı hiç doğmaz. Böylece varsayım test edilmeden yerinde kalır ve her tekrarla daha sağlam görünür.

Bu, döngünün en kritik özelliğidir. Kısır döngülerde sonuç, kendi nedenini besler. Burada sonuç rahatlamadır, neden ise korkunun büyüklüğüne dair inançtır. Rahatlama, o inancı çürütmek yerine güçlendirir. Bir sonraki sefer eşik biraz daha yükselir ve aynı işi yapmak biraz daha fazla enerji ister. Kimse bir sabah uyanıp bir şeyden büsbütün kaçınmaya karar vermez; bu, küçük ve makul görünen ertelemelerin üst üste binmesiyle oluşur.

Döngünün genişleme eğilimi

Kaçınma sabit kalmaz, alan kazanır. Önce belirli bir kişiyle konuşmaktan kaçınılır, sonra o kişinin bulunabileceği ortamlardan, en sonunda o ortamı hatırlatan planlardan. Her genişleme, hayatın kullanılabilir alanını biraz daraltır. Daralan alan yeni fırsatları da azalttığı için kişi kendini haklı çıkaran kanıtlar toplamaya başlar: "Zaten böyle şeyler bana göre değil." Bu cümle döngünün yakıtıdır, çünkü daralmayı bir kişilik özelliği gibi gösterip sorgulanamaz kılar.

Kaçınmanın gizli biçimleri de vardır. Bir işi tamamen yapmamak yerine yarım yapmak, kalabalıkta bulunup hiç konuşmamak, mesajı okuyup cevabı sonraya bırakmak da aynı işlevi görür. Kişi ortamda görünür ama karşılaşmayı gerçekten yaşamaz. Bu kısmi kaçınmalar döngüyü kırmaz; tam tersine, "denedim ama olmadı" hissini doğurarak inancı daha da pekiştirir. Bu yüzden döngüyü fark ederken davranışın adına değil, işlevine bakmak gerekir.

Döngüyü tersine çevirmenin mantığı

Bir kısır döngüyü kırmanın yolu, onu besleyen bağlantıyı kesmektir. Burada kesilmesi gereken bağlantı, karşılaşmadan kaçmanın rahatlamayla ödüllendirilmesidir. Bunun karşılığı, katlanılabilir büyüklükte bir karşılaşmayı sonuna kadar götürmek ve rahatlamanın kaçarak değil kalarak geldiğini bir kez yaşamaktır. O tek deneyim, zihne yeni bir kayıt bırakır: durum, tahmin edildiği kadar yönetilemez değildi.

Bu yüzden başlangıç noktası büyük değil küçük seçilir. Amaç kahramanlık değil, döngünün yönünü değiştirmektir. Uzun süredir ertelenen bir telefon görüşmesinin tamamı yerine yalnızca ilk cümlesi, kalabalık bir davetin tümü yerine ilk yarım saati hedeflenebilir. Ölçü, bitirilebilecek kadar küçük ama gerçekten tedirginlik veren bir adımdır. Tedirginlik hiç yoksa döngü test edilmemiş, çok fazlaysa kaçma ihtimali yükselmiş demektir.

Kalma süresinin önemi

Ortamda kalınan süre, döngünün hangi yöne döneceğini belirler. Tedirginlik genellikle yükselir, bir tepe yapar ve kendiliğinden gerilemeye başlar. Kişi tepeden önce ayrılırsa, zihin "kaçtığım için düzeldi" sonucunu çıkarır. Gerileme başladıktan sonra ayrılırsa, "kaldığım hâlde düzeldi" sonucunu çıkarır. Aynı ortam, aynı süre değil ama farklı çıkış anı, iki tamamen zıt öğrenmeyle sonuçlanır. Döngüyü çeviren şey cesaretin büyüklüğü değil, çıkışın zamanlamasıdır.

Tekrar da en az süre kadar belirleyicidir. Tek bir başarılı karşılaşma, yıllarca tekrarlanmış bir kaçınma geçmişini dengelemez. Yeni bağlantının eskisinden güçlü hale gelmesi için aynı adımın seyrek değil sık tekrarlanması gerekir. Arada uzun boşluklar bırakıldığında eski döngü boşluğu doldurur ve süreç sıfırdan başlamış gibi hissettirir.

Olumlu döngüye geçiş

Bağlantı bir kez tersine döndüğünde sistem lehe çalışmaya başlar. Bitirilen her karşılaşma, bir sonrakinin tahmin edilen zorluğunu düşürür; düşen tahmin, başlamayı kolaylaştırır; kolaylaşan başlangıç yeni karşılaşmalar üretir. Bu, kısır döngünün aynadaki görüntüsüdür: aynı mekanizma, ters yönde. İnsanın kendini "cesur" hissetmesi genellikle bu aşamada olur, ama duygu nedenin kendisi değil, döngünün yön değiştirmesinin sonucudur.

Bu noktada beklenti de gerçekçi tutulmalıdır. Amaç tedirginliğin tamamen kaybolması değildir; tedirginlik, tanıdık olmayan her şeyin doğal eşlikçisidir. Amaç, tedirginliğin karar verici olmaktan çıkmasıdır. Karar, hissin şiddetine göre değil, kişinin kendi belirlediği önceliklere göre verilmeye başlandığında döngü artık yönetimi elinde tutmuyor demektir.

Kaçınma, kötü bir alışkanlıktan çok iyi kurulmuş bir sistemdir; kendi kendini besler, sessizce büyür ve büyüdükçe haklı görünür. Aynı sistem tersine de çalışabilir. Fark, iradenin miktarında değil, döngünün hangi noktasında müdahale edildiğindedir. Kalınan birkaç dakika, o noktayı değiştirmeye yeter.